Askeri suç, Yalnızca asker kişi sıfatını taşıyan kişiler tarafından askeri bir hizmet veya görevin ihlal edilmesi suretiyle işlenen suçlarla, unsurları kısmen veya tamamen genel ceza kanunlarında öngörülen ve askeri ceza kanunları tarafından ayrıca düzenlenen veya yapılan atıf dolayısıyla bu kanunların uygulama alanına dahil edilmiş bulunan, asker kişi sıfatını taşımayan kişiler tarafından da işlenebilen askeri bir yararı korumaya yönelik suçlar askeri suçlardır.

Askeri suçlar; firar, emre itaatsizlikte ısrar, amir veya üste fiili taarruz, amir veya üstü tehdit, asta müessir fiil, isyan, fesat, kendini askerliğe elverişsiz hale getirme gibi sadece Askeri Ceza Kanununda yer alan ve ancak asker kişilerin işleyebilecekleri sırf askeri suçlarla beraber; görevi ihmal, rüşvet, taksirle yaralama, casusluk gibi unsurları tamamen veya kısmen diğer kanunlarda veya Askeri Ceza Kanununda düzenlenmekle beraber cezalandırma bakımından TCK’ye atıf yapılan, asker olmayan kimseler tarafından da işlenebilen suçlardır.

Askeri Suçlarda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı verilip verilemeyeceği çok merak edilen bir konudur.

Anayasa Mahkemesi 17.01.2013 tarih 2012/80 E., 2013/16 K sayılı kararı ile “…askeri disiplinin tesisi gerekçesiyle suçların işleniş şekli, ağırlığı ve korunan hukuki menfaat gibi hususlarda herhangi bir ayrım gözetilmeksizin 1632 sayılı Kanun’da düzenlenen tüm suçlar yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanamaması, ceza adaleti ile güdülen amaca uygun olmadığı gibi cezanın kişiselleştirilmesinde hâkime tanınan takdir hakkını da ortadan kaldırmaktadır.” şeklinde hüküm kurmuştur.

İptal kararı sonrasında ise yapılan düzenleme ile HAGB’nin kural olarak tüm askerî suç ve cezalar yönünden uygulanabilir hâle getirilmesi yöntemine gidilmiş ancak uygulama alanı hayli daraltılmıştır.

Buna göre 23/6/2016 tarihli ve 6722 sayılı Kanun’un 14. Maddesiyle 25/10/1963 tarihli ve 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununa Ek 4. Madde eklenmiş, buna göre 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun ek madde 4 ile Askeri Cezalar da da Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararının uygulanabileceği hüküm altına alınmıştır. İlgili madde şu şekildedir:
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, aşağıdaki hâller hariç askeri suç ve cezalar hakkında da uygulanır: Sırf askeri bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi.
Fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi.
Fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi.”

HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİYE BIRAKILMASI MEMURİYETE ENGEL MİDİR?

Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile düzenlenmiştir. İstisnalar hariç olmak üzere, Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması mahkumiyet kararı olmadığından ve şayet denetim süresi içinde şartlar sağlandığında hüküm açıklanmayarak suç işlenmemiş gibi etki doğuracağından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre memuriyete engel olmayacaktır.

Devlet Personel Başkanlığının 08.07.2013 tarih ve 9571 sayılı görüşünde “…adı geçenin işlemiş olduğu suçların 657 sayılı Kanunun 48/A-5 maddesi kapsamında memuriyete engel bir suç niteliğinde olduğu; ancak 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesi uyarınca “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden bu durumun memuriyete engel teşkil etmediği; bu kapsamda ilgilinin memuriyet görevine son verilmesinin mümkün bulunmadığı değerlendirilmektedir.” şeklinde belirleme yapılmıştır.

Posted in

Yorum bırakın